Hakkımızda

BilgilendirmeSamsun İlkadım Üreme Sağlığı Tüp Bebek Merkezine hasta kabulü için ücretsiz ön görüşmenin yapılması gerekmektedir.Randevu alarak geldiğiniz görüşmede daha önce yaptırdığınız tüm işlemlere ait belgelerin getirilmesi size uygulanacak tedaviye karar verilirken mutlaka yararlı olacaktır.

BilgilendirmeKlasik IVF veya ICSI yapılacak hastalarda kadın yumurta sayısının artırılması için uygulanan tedavi (gonodotropinler)sonucunda kanamanın 9-10 veya 11.gününe kadar kontrollü overian stimülasyon (KOAH) yapılmakta ve sayısı artırılan folliküler içindeki sıvı ameliyathane koşullarında ultrason eşliğinde özel bir iğne yardımı ile steril bir tüp içerisinde vakumla alınmaktadır. Daha sonra bu sıvı içindeki kadın yumurtası (OOSİT) embriyoloji laboratuarında özel bir yöntemle sıvıdan ayrıştırılmaktadır. Bu işlem yumurta toplanması olarak adlandırılmıştır.

Kısırlıkta StresKısırlık bir yetersizlik yada zayıflık değil yalnızca bir sağlık sorunudur. Bu sağlık sorununu duygusal etkilenme olmaksızın taşımak mümkün değildir. Her ne kadar kısırlık , stersi kaçınılmaz olsa da acınızı gerginliğinizi atabilecek bir çok yol vardır.

Eşinizle birlikte farklı zamanlarda farklı tepki ve duygular yaşayabilirsiniz. Bu sağlık problemi eşlerden hangisinde olursa olsun öncelikle kabullenilmesi gereken ilk şey ortak problemlerinin olduğudur. Yani erkek veya kadının soruna yol açan eksikliği sonuçta çiftin çocuk sahibi olmasını engellemektedir.Gebelik oluştuğunda ise problem kimsen kaynaklanırsa kaynaklansın çiftin çocuğu olmaktadır.

Öncelikle stresi aşmanın ilk yolu paylaşmak olmalıdır. Bunu yaparken de hem kadının hem de erkeğin her aşamada birlikte olmaları ve bazen her türlü tedaviye rağmen negatif sonuç alabileceklerinin bilmeleri gerekir. Çiftlerin kısırlık problemine yaklaşımları hem kadın hem de erkekte daha değişik olmaktadır. Başlangıçta kabullenmeme, inkar etme, suçluluk, gizleme veya yansıtma olabilecek tepkilerden bazılarıdır. Hangi tepki içerisine girilirse girilsin doğacak olan sıkıntı nedeni ile oluşacak hormonal dengesizlik sonucunda kadında yumurtlama düzensizlikleri erkekte ise üreme hücresinin sayısal azlığı, hareket zayıflığı görülebilecek ve bazen de cinsel problemler yaşanabilecektir.

Tedavi ettiğimiz ve bize başvuran çiftlerde en fazla görülen ve çiftleri sıkıntıya sokan faktör “çevre baskısıdır.”

Kadın yada erkek tarafından bazen de her ikisinden dolayı çiftler yoğun bir baskı altına alınmaktadır. Aileler yada çevredeki insanlar çiftin üzerine geldikçe belki kısa zaman içerisinde çözülebilecek olan problem zamanla yarışıldığında maalesef çözülememektedir.Çift kısa süreli farklı tedavi kurumlarına başvurmakta ve kısa sürede ellerinde bir sürü tetkik olmaktadır.

Arkadaşlarınız , aileniz yada çevresindeki kişiler cesaretinizi kırıcı yorumlar yapıp sizi sıkan tavsiyelerde bulunmaya kalkıştıklarında onlardan uzaklaşmak yerine neler hissettiğinizi paylaşmayı deneyiniz.

Bilmelisiniz ki sizin pozisyonunuzdaki çiftlerin tedavisi belirli bir program çerçevesinde tek elden yürütülmelidir.

En önemli noktalardan biri de evli beş çiftten birinin sizin probleminizi yaşadığıdır.

YALNIZ DEĞİLSİNİZ…

Kadın FaktörüKadında menstrüel siklus (adet kanaması) görülmüş olması başlangıç olarak üreme organlarının tamamının düzgün çalıştığının kanıtıdır ve menstrüel siklus devam ettiği süre içinde de gebe kalabilme şansına sahiptir. Kadında infertilite (kısırlık) araştırmalarının yapılabilmesi için menstrüel siklusa göre belirli bir takvim uygulanmalıdır. Ovaryal (yumurtalık) fonksiyonlarının değerlendirilmesi için adet kanamasının başlangıcında alınan kan örneği ile hormonal durum araştırılmalıdır. Aynı gün hastaya vajinal muayene ve transvajinal USG de planlanmalıdır. Hasta daha sonra düzenli USG ile takip edilmelidir. Rahim ve kanalların incelenmesi için mentrüel siklusun hemen bittiği gün inceleme yapılmalıdır.

Histerosalpingografi (HSG) olarak adlandırılan bu yöntem için özel hazırlık yapılmakta ve rahim içine verilen radyoopak madde ile önce rahim filmi (histerografi) daha sonra da kanalların filmi (salpingografi) çekilmektedir.

Bu çekilen filmin doktor açısından çok önemli iki yönü vardır. Bunlardan ilki tanı amaçlı olup rahim ve kanallarda olabilecek tüm hastalıkları, (tıkanıklık, dolma defekti vs. ) yansıtması ikincisi ise tedavi edici özelliğidir. Özellikle kanallarda kullanılan ilaçlı madde ile ufak yapışıklıklar açılmakta ve yine kanalların aktif çalışması uyarılmaktadır.

Kadında üçüncü incelenmesi gereken faktör servix ( rahim ağzı) olup bu bölgeden ovulasyon zamanı giderek artan miktarda özel bir sıvı salgılanmakta ve bu salgıdan sıvının iki önemli görevi olmaktadır. Bunlardan birincisi ilişkiyi kolaylaştırmak ve cinsel isteği arttırmak ikincisi ise ilişki sonrası erkek üreme hücrelerinin rahim hücrelerine geçişi öncesi filtrasyonu (temizlenme) sağlamaktır.

Gebeliğin oluşabilmesi için kadının yumurtlama fonksiyonunun iyi ve düzenli, kanalların açık ve servikal kanalın fonksiyonunun iyi çalışması gerekmektedir.Bu üç faktörden herhangi bir tanesinde olabilecek bir düzensizlikte gebelik oluşumu mümkün olmayabilir.

Kadının değerlendirilmesinde görüşme sırasında öncelikler;

* İnfertilite süresi

* Daha önce gebelik geçirip geçirmediği,

* Korunmuş ise süre ve yöntem,

* Uygulanan cerrahi müdahaleler,

* Kullandığı ilaçlar ve süresi,

* HSG çekilip çekilmediği,

* Hormon tahlili sonuçları

Muayene ve USG’ ye ne zaman gelinmelidir?

Kısırlık tetkik ve tedavisine başlamak için adet kanamasının başladığı ilk gün ve onu izleyen iki gün en uygun zamandır.

Muayene iç ve dış genital organlar değerlendirilecek ve muayene bitiminde rahim ağzının açıklığı bir kateter ile test edilecektir.

Jinekolojik muayeneyi transvajinal yolla yapılacak USG incelemesi takip edecektir. USG ile rahim boyutları ve yapısı, yumurtalıkların boyut-yapı ve fonksiyonu değerlendirilecektir. Muayenenin son aşamasını ise hormon parametresinin değerlendirilmesi için kan örneğinin alınması oluşturmaktadır.

Kadına ait problemler;

Tubal faktörler,
Yumurtlama fonksiyon bozuklukları,
Servikal (rahim ağzı) faktörler’dir.

Erkek FaktörüKısırlık problemi yaşayan, istemelerine ve korunmamalarına rağmen bir yıl süre içinde çocuk sahibi olamayan çiftlerde başlangıçta tetkiklere semen analizi ile başlanmalıdır. Bunun nedeni kısırlık problemi yaşayan çiftlerin yarısında sıkıntının erkekten kaynaklanmasıdır. Bu nedenle üç ile beş günlük cinsel perhiz süresini takiben, özel bir odada alınan semen sıvı örneği, inceleme için androloji laboratuarında alınmakta ve likefaksiyon (sıvılaşma) işlemini geçirmesi beklendikten sonra makler sperm sayacı kullanılarak özel bir mikroskop altında incelenmektedir. Başlangıçta sıvıda incelenen özellik, erkeğin sperm sayısı ve harewketlilik miktarıdır. Bazı erkeklerde ilk incelemede hiçbir üreme hücresi bulunmamakta ve bu tablo azospermi olarak isimlendirilmektedir. Üreme hücresi hiç olmayan erkeklerden alınan bu sonuç yüz güldürücü olmasa bile bilinmelidir ki kesin negatif sonuç da olmamaktadır. Yani verdiği sıvı içinde üreme hücresi olmayan erkeklerden bir kısmında da yapılacak ileri tetkikler ile üreme hücresi bulunma şansı mevcuttur. Bu durumdaki erkeklerde öncelikle yumurtalıkların çalışıp çalışmadığının saptanması için bir hormon araştırması yapılmalıdır.

Buradan çıkacak sonuca göre eğer yumurtalıklarının çalıştığı düşünülür ise yumurtalıklar içinden doku örneği alınıp bu özel bir işleme tabi tutularak erkek üreme hücresinin varlığı araştırılacaktır. Tese (testiküler sperm ekstraksiyonu) olarak adlandırılan bu yöntemle üreme hücresi olduğu görülen erkeklerde diğer verdikleri sıvı içinde üreme hücresi olan erkekler gibi çocuk sahibi olabilmektedirler.

Yapılan semen sıvısı incelemesinde bazen erkek üreme hücresi bulunmakta fakat hem sayısı hem de hareket miktarı az olabilmektedir. Bu durumda öncelikle yapılması gereken şey, erkeğin yumurtalıklarına kan götüren damarların yapısının incelenmesidir. Doppler denilen bu yöntemle erkeğin yumurtalıklarına (testis) kan götüren damarlar incelenmektedir. Eğer damarlarda genişleme olmuşsa erkekteki sperm sayısının ve hareketinin azalmasının nedeni olabileceği düşünülecektir Çünkü erkeğin yumurtalıklarındaki bu damar genişlemesi sonucunda oluşacak ısı artışı sayı ve hareketi azaltabilecektir. Bu tür hastalarda cerrahi müdahale başlangıçta düşünülebileceği gibi öncelikle üç aylık bir süre için U (Intra Uterin Inseminasyon) veya halk arasında iyi bilinen ismi ile aşılama önerilmelidir. Eğer bu süreçte gebelik elde edilemezse o zaman cerrahi müdahaleye geçilebilir.

Cerrahi operasyonda seyrek de olsa sperm sayısında azalma ihtimali de mevcuttur. Bazı vakalarda ise ilerleyen zaman içerisinde tekrarlayan cerrahi operasyona gerek duyulabilir Tüm yapılan işlemlere rağmen gebelik elde edilmeyen hastalarda ise yardımcı üreme teknikleri içerisinden mikroenjeksiyon (ICSI) programı önerilmelidir.

İnfertiliteye olan yaklaşım kural olarak basit, ucuz ve kolayla başlamak olmalıdır.Bu problemi yaşayan çiftlerdeki en büyük sıkıntı ne yapacaklarını bilmemenin verdiği endişedir. Tedavi programı hastaya muhakkak verilmelidir. Günümüzde erkekte infertilite problemi yaşayanlara yönelik tedavi edilebilirlik düzeyi çok yüksektir. “Benim çocuğum olmaz.” düşüncesi ile beklemek yerine az da olsa bir şansınız varsa, bunu sonuna kadar araştırmak önemlidir.

Erkeğin değerlendirilmesinde görüşme sırasında öncelikle;

Kısırlık süresi,
Önceden uygulanan tedavi ve tetkikler,
Cinsel ilişkinin ayrıntılı anamnezi,
Geçirilmiş cerrahi operasyonlar,
Değerlendirilecektir.

EmbriyoKlasik IVF veya ICSİ sonucunda elde edilen embriyolardan en fazla üç tanesi genelde yumurta toplama işleminden sonraki 3. gün özel bir kateter yardımıyla rahim azından geçirilerek rahim içine bırakılır.Bazen döllenmiş yumurta sayısı fazla ve gelişimi iyi ise transfer 5. veya 6. günde yapılabilir.Günümüzdeki tüm gelişmiş imkanlara rağmen en geç 6 gün içerisinde transfer yapılmalıdır.Transfer işlemi yapıldıktan sonra hasta 1 ile 2 saat arasında transfer yapılan yerde dinlendirilmelidir.Daha sonra evine gönderilen hastaya o gün istirahat etmesi söylenir.Bir sonraki gün ise yaşantısına kendisini zorlamayacak şekilde devam etmesi ve kesinlikle cinsel ilişkide bulunmaması önerilir.

Yardımcı Üreme Teknikleriİnfertilite konusunda yıllar boyunca sürdürülen çalışmalar 1978 yılında in vitro fertilizasyon ve enbiryo transferinin (İVF-ET) başlaması ve ilk bebeğin doğumu ile devrimsel bir boyut kazanmıştır. Bu noktaya ulaşmak için yapılan deneysel ve klinik çalışmalar çok daha erken dönemlerde başlamıştır.Üremeye yardımcı tedavi yöntemleri spontan gebeliğin elde edilmediği vakalarda başvurulan uygulamalardır.Yardımcı üreme tekniklerinin en basiti intra uterin inseminasyon(IUI) halk arasında bilindiği ismi ile ‘AŞILAMADIR’.

İntra Uterin İnseminasyon: Bu yöntem kadının ogulasyon (yumurtlama) takibi yapılarak hazırlanması ve yumurtlama sağlandığında erkekten mastürbasyonla alınan sıvının laboratuar da özel bir işleme tabi tutulup yıkanması sonucunda sıvının bir katater yardımı ile kadının rahim içine verilmesidir.Cinsel fonksiyon bozukluklarında eşlerin hiçbir ilişkide bulunamadıkları vakalarda çocuk sahibi olmak istemeleri durumunda önce aşılama (IUI) sonuç alınmaz ise tüp bebek önerilebilir

Hangi vakalarda İntra Uterin İnseminasyon yapılmaktadır.

*Sperm sayısı azlığında

*Sperm hareketi azlığında

*Açıklaman mayan kısırlıkta

*Selvikal sıvı yetersizliğinde

*Cinsel fonksiyon bozukluğunda…..

İntra Uterin İnseminasyonda erkekten alınan sıvı değişik teknikler kullanılarak işlem için hazır hale getirilmektedir.Günümüzde en çok swim-up tekniği kullanılmaktadır.Bu teknikte erkekten alınan semen örneği laboratuarda sıvı hale gelmesi için beklendikten sonra steril bir tüpü alınmak ta ve üzerine için deki artık maddelerin atılımını sağlayan bir sıvı ilave edilmekte ve öz<el bir cihazda işleme tutulmaktadır.Tekrarlayan işlemler sonucunda ise sadece üreme hücrelerini içeren örnek özel bir sıvı içinde bekletilmektedir.B u süre içinde en hızlı ve sağlıklı üreme hücreleri bu sıvıya çıkmakta ve bu sıvı örneği de kadına transfer edilmektedir.

İnvitro Fertilizasyon (IVF):Tam kelime anlamı döllenmenin laboratuar ortamında gerçekleştirilmesidir.

IVF kadında ilaçlar la yumurta gelişimi sağlandıktan sonra kadında laporoskopi ile toplanan folikül sıvısı içerisinde ki yumurta laboratuar ortamında erkekten alınan üreme hücresi ile bir araya getirilmiş ve kadın yumurtasının etrafına konan üreme hücrelerinden biri döllenmeyi gerçekleştirdiğinde belli bir süre laboratuar ortamında gelişimini sürdüren embriyo daha sonra kadına transfer edilmiştir.

Bu tekniğin başlangıcında GİFT (gamet intra follopien transfer),ZİFT (zigot intra follopien transfer)gibi değişik yöntemler denenmiş ama sonuçta en başarılı yöntem olarak laboratuarda döllenmiş yumurtanın rahim azından rahim içerisine verilmesi olduğu kabul edilmiştir.Klasik IVF-ET’ de kadından trans vajinal yolla alınan yumurtalar özel bir ortamda etrafına konan sperm örneği ile bir araya getirilmekte belli bir süre sonra yapılan kontrolde döllenen yumurtalar ayrı bir ortama konup belli bir süre sonra kadına trans servikal yolla özel bir kateter ile transfer edilmektedir.

Bu yöntemin uygulanabilmesi için kadının yumurtlama fonksiyonunun iyi , erkeğin sperm sayı ve hareketinin yeterli olması gerekmektedir.

Mikroenjeksiyon (İCSİ)İntra stoplazmik Sprem Enjeksiyonu ;

Genelde aşılama ile karıştırılan bir yöntem olmakla birlikte tamamıyla farklı bir yöntemdir.İCSİ yardımcısı üreme teknikleri içerisinde en gelişmiş yöntemdir.Kadına yumurtlama tedavisi yapıldıktan sonra tarns vajinal yolla ultrason eşliğinde yumurta toplanmakta ve erkekten alınan üreme hücresi ile bir yumurtaya bir erkek üreme hücresi verilmesini sağlayan özel bir mikroskop eşliğinde döllenme gerçekleştirilmektedir.

Bu işlemin diğerinden en önemli farkı erkeğin üreme hücresi çok çok az bile olsa veya erkek yumurtalığından alınan doku içerisindeki üreme hücresi bile kullanılsa laboratuar gebeliği elde etme şansı olmaktadır.Mikro enjeksiyon ,özellikle sperm sayısı ve hareket azlığı düşük olan çiftlerle ,35 yaş üzerindeki kadınlarda kısırlık nedeni belli olmayan çiftlerde uygulanmaktadır.

KısırlıkEşlerin bir yıllık süreçte istemelerine ve korunmamalarına rağmen gebeliğin oluşmamasıdır.

Neden sadece kadında veya erkekte olabildiği gibi bazen de her ikisinin de tedaviye ihtiyaç duyulan problemler olabilir. Bazen de tüm araştırmalara rağmen hem kadın hem de erkeğin hiçbir problemi olmayabilir.

Niçin bir yıl bekliyoruz?

Yapılan araştırmalar sağlıklı çiftlerde aylık gebe kalma oranının maksimal %20-25 arasında değiştiğini göstermiştir. Bir yıllık süreçte ise bu oran % 90’lara çıkmaktadır.

Tedaviye başlamadan önce hem erkeğe, hem de kadına yönelik tetkikler yapılmalı ve tedavi bu tetkiklerin sonuçlarına göre planlanmalıdır. Öncelikle incelenmesi gereken ilk şey erkeğin semen analizidir. Halk arasında Spermogram olarak da bilinen bu tetkik erkeğin 3 ile 5 gün dinlenmesinin sonucunda özel koşullarda laboratuarda mastürbasyonla alınan sıvının incelenmesi sonucunda yapılmaktadır. Bu sıvının incelenmesinde üç ayrı özellik değerlendirilir. Bunlar erkeğin üreme hücresinin sayısı, hareketi ve yapısıdır. Her bir faktörde olabilecek eksiklik veya sıkıntı erkeğin çocuk sahibi olmasını engelleyecektir.

Günümüzde erkek infertilitesinde çok büyük aşamalar kaydedilmiştir ve neredeyse sayısal açıdan yok denebilecek kadar az üreme hücresine sahip erkekler bile çocuk sahibi olabilmektedir.

KadındaYapılan çalışmalar, yumurtlama fonksiyon bozukluklarının en önemli neden olduğunu göstermiştir. Düzenli adet kanaması gören kadınlarda bile yumurtlama fonksiyon bozuklukları görülebilir. Adet düzensizliği beraberinde yumurtlama bozukluğunu da getirecektir. Bu tür hastalarda ilerleyen dönemlerde tedavi geciktirilir ise kilo artışı ve kıllanmada artış gözlenebilir. Özelllikle genç kızlık dönemlerinde bu tür problemlere çok daha sık rastlanılmaktadır.

PCOD (Polikistik over) denen ve özellikle genç kızlık döneminde sık görülen bir hastalıkta adet düzensizlikleri ve hatta uzun süreli adet görememe, kilo alma ve erkek tipi kıllanmada artış gözükmektedir. Evli olan çiftlerin önemli bir kısmında da bu problem görülmektedir. Bu hastalıkta kadının yumurtalığı erkek yumurtalığı gibi çalışmaktadır. Bu rahatsızlığın en iyi tarafı ise tedaviye iyi yanıt vermesi ve gebelik oranlarının yüksek olmasıdır.

FaktörlerSİGARA TÜKETİMİ
Sigara kalp ve akciğer hastalıkları gibi genel sağlık zararlarının yanı sıra; gebelik öncesinde ve esnasında kullanıldığında, bebekte gelişme geriliği, erken doğum gibi birtakım gebelik komplikasyonlarınada neden olabilir. Bu nedenle gebelik esnasında sigara içimine kesinlikle izin verilmez. Bunun yanısıra sigara içiminin kadında gebe kalma potansiyelini azalttığı, erkekte de spermi kötü yönde etkilediği tespit edilmiştir. Yumurtlama tedavileri sırasında da gebelik şansını olumsuz etkilemektedir.
KAFEİN TÜKETİMİ
Kafein kullanımı gebelik şansını olumsuz etkilemektedir.Bu nedenle tedavi süresince sınırlandırılmalı yapılabilirse tamamen kesilmesi tavsiye edilir.
İLAÇ KULLANIMI
Herhangi bir ilaç kullanımınız var ise doktor kontrolünde bunlar bildirmeli ve sakıncası olup olmadığı sorgulanmalıdır. A vitamini fazlalığı bebekte doğuştan anormalliklere neden olmaktadır ve bazı ilaçlarda A vitamini yönünden zengin olabilmektedir. Bu nedenle ilacın düzeyi ve içeriği hakkında karşılıklı fikir alış verişi yapılmalıdır.

 

 

 
  Anasayfa | Hakkımızda | Faydalı Bilgiler | Hizmetlerimiz | Foto Galeri | Video | İletişim
Çizgi
 
  Adres: Kılıçdede Mah. Çetinkaya Sokak Samkent Blokları No: 16 / SAMSUN
Tel 1: +90 (362) 230 66 55 Tel 2: +90 (362) 230 67 55
GSM: +90 (532) 228 05 11 E-mail: bilgi@samsuntupbebek.com
"Sitedeki bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Teşhis ve Tedavi için Doktorunuzla yüzyüze görüşmeniz gerekmektedir."
Bu sitenin tüm hakları saklıdır. Copyright © 2009-2010